merhabalar, Yıllardır gundemi mesgul eden katsayı sanki bir basarıymıs gibi topluma lanse edilmesini bir turlu anlamakta gercekten zorluk cekiyorum. bu durumu siz degerli dostlarla paylasmak istedim. Sayet meslek okulları ve normal liseler esit ise neden farklı isimlerle tanımlanıyor ve neden farklı mufredatlar uygulanıyor? o zaman ya meslek okullarını kadırın yada normal liseleri kaldırın. bir insan neden, meslek okulunu secer, cunku bir meslek ogrenmek ve o meslekte ogrenim gormek icin. fakat degerli YOK yoneticileri bu ogrencilere siz meslek okulunu secmeyin der gibi sectigi meslek okulu ile ilgisi olmayan baska alanlara kaydırırmakla acaba ne yapmak istiyorlar. Sayet Uygulanmak istenen adalet ise su anda en buyuk adaletsizlige imza atılmıs durumda ornegin meslek okulundan mezun olan bir ogrenci cesitli nedenlerden dolayı Universiteyi okuyamasada is bulma konusunda , normal lise mezunundan cok daha avantajlı degilmi? Kaldıki Ulkemizin en buyuk eksikligi universite mezunları degil (yuzbinerce universite mezunu bosta geziyor ) yetismis kalifiye insan gucu degilmidir.? BU KARARI TAMAMEN SİYASİ VE İDEOLOJİK BULUYOR, MESLEK OKULLARININ DEGERİNİ YİTİRMESİNE YARDIMCI OLACAGINA İNANIYORUM. SAYGILARIMLA taliponal
GERCEKLER ACIDIR VE ER GEÇ İNSANLARIN YUZUNE TOKAT GİBİ ÇARPARLAR.
Patronlar hayranlarından korkmalıdır! Yoneticiler Yanlıs ve adeletsiz davranıslar sergileyerek calısanları germekten, sakınmalı, Yöneticiler, sadece kendi maddi ve luks yasamlarını degil en basta uıretenleri de dusunerek onlara yarasır bir gelir dagılımını saglamalı, sorun çözmeye, özellikle kriz dönemlerinde “krizi fırsata çevirme”ye odaklanmalıdır. Bunları yapabilmek için tum calısanlara yayılabilecek bir iletisim ve sosyal diyaloğu geliştirmelidir. Yoksa hayranlardan ibaret daracık bir dünyada tecrit oluyorlar, bu durumda kendileri de calısanlarda , şirkette, ülkede de bundan zarar görüyor.
Yazılı basın olsun, gorsel basın olsun Hukumetlerin ucretlendirme sistemlerinde ne yazıkki hep devlet memurlarının sıkıntılarından, az ucret aldıklarından bahsedilir , Sanki Turkiyede sıkıntı cekenler , az ucret alanlar, gecinemeyenler devlet memuruymus gibi,
Lutfen Haberi verirken birazda ozel sektorde calısan kesimlere bakın Halen daha asgari ucretle calısan binlerce calısan var ve bunlar ne yazıkki hic dile getirilmiyor. Sanki bu ulkede tum ozel sektorda calisan isci ve memurların hayatı gulluk gulstanlık gosterilmeye calısılıyor.
Bir hastahanede görev yaptıgımızı varsayalım, iki hasta gelse ve her ikisine acil mudahale gerekli, fakat birinci hastaya müdahale edilmezse hayatını kaybedebilir. Digeri ise ağır ama ölümcül bir durumu yok ama ona da müdahale gerekli.
Doktor olsaydınız hangisine mudahale ederdiniz.Cevabınızı duyar gibi oluyorum, tabbiki ilk müdahaleyi birinci hastaya yapardınız. Evet zaten isin dogrusu da budur.
Simdi bunu, is yaşamına uyarlayalım;
Tum isyerlerinde mevcut sistem soyle çalışıyor; dogal ve haklı olarak ,orta yonetici ve ust duzey yoneticiler diger calışanların cok uzerinde (Bu Turkiyemizde biraz daha da naadil) buraya kadar
elbette benim olmadıgı gibi hic kimsenin de itirazı yok bu hemen hemen dünyanın her yerinde boyledir.
Ancak aykırı olan bu isyerlerinde sirketlerin butun maddi imkanları (Araba, Tel., Akaryakıt, hatta bazı yerlerde ev) bu kesime verilir. iste aykırılık burada.
Bu yazımı okuyacak is verenlerin konuyu birde bu acıdan dusunmelerini umit eder, diger calısanlarına da en az yöneticiler kadar ihtiyaclari oldugunu bilmelerini hatırlatmak istedim.